İNME (BEYİN KRİZİ)

İnme (beyin Krizi) Nedir? İnme Belirtileri, İnme Nedenleri, Acil İnme Tedavisi

İnme (beyin krizi), beyni besleyen atardamarların tıkanması sonucunda kişinin hareket, his veya algılama fonksiyonlarından bazılarını ani kaybetmesidir. Konuşma, hafıza, hareket, görme, duyma gibi değişik fonksiyonlarımız, beyinimizin farklı bölgeleri tarafından gerçekleştirilir. Bu fonksiyonları yerine getirebilmek için gerekli enerji (oksijen ve şeker), beyine kan ve atardamarlar yoluyla taşınır. Atardamarlardan birinin tıkanması, o damarın beslediği bölgede beyinin fonksiyonlarını kaybetmesine neden olur. Ve bu tıkanıklığın süresi belirli bir kritik seviyeyi aşarsa, beyinde oluşacak hasar kalıcı hale gelir. Beyin krizi (inme) sırasında aşağıdaki şekiyetlerden bir veya birkaçı görülebilir:

  • Vücudun yarısında (yüz, kol ve bacak) his ve kuvvet kaybı (felç)
  • Konuşamama veya konuşma güçlüğü
  • Konuşulanları anlayamama
  • Tek gözde ani görme kaybı
  • Çift görme
  • Baş dönmesi ve dengesizlik
  • Başağrısı
  • Bulantı-kusma

İnme’ye neden olan damar tıkanıklığının belirli kritik bir süreyi aşması durumunda bu şikayet ve bulgular kalıcı olur. Kritik zaman aralığı içinde acil tedavisi greçekleştirilen hastalarda, şikayet ve bulguların hepsi veya bir kısmı geriye dönebilir. Bu nedenle kendisi ve yakınlarında benzer belirtiler başlayan kişi, vakit kaybetmeden ambulans servisini arayıp, acil tıbbi yardım istemelidir.

İnme (beyin krizi) için risk faktörleri nelerdir?

İnme, boyun ve beyin damarlarında olan damar sertliğinin bir sonucu olarak gelişir. Aşırı kilo (obesite), hareketsiz yaşam stili, hipertansiyon, kalp ritim bozukluğu, sigara, yüksek kan kolestrol düzeyi, inme gelişimi için risk faktörleridir. Ateroskleroz (damar sertliği) boyun veya beyin damarlarının iç yüzeyinde bir yağ ve kireç tabakası oluşturur. Damar duvarındaki kireç tabakasının düzensiz yüzeyi, pıhtı oluşumunu kolaylaştırır. Kireçlenme noktalarında oluşan pıhtıdan kopan parçalar, kan akımıyla gittikleri beyin atardamarlarını tıkayarak inme gelişmesine neden olur. Ayrıca, kireç tabakası zamanla kalınlaşarak damar içinden geçen kan akımını ciddi düzeyde azaltan darlıklar oluşturabilir. Atardamarın daraldığı noktadan geçen kan akımının kritik bir düzeyin altına düşmesi durumunda da inme gelişebilir. Kalbin düzensiz atımı sonucu kalp içinde oluşan pıhtılar, diğer sık inme nedenidir. Düzensiz atımlar nedeniyle kalp içinde oluşan pıhtı, kan akımı ile beyin atardamarları içine kaçıp (tromboemboli) inmeye neden olabilir.

Acil inme tedavisi nasıl yapılır?

İnme geçiren bir hastadanın tedavisi, şikayetlerin başlangıcından itibaren 3 saat içinde yapılırsa, tüm şikayetler ortadan kalkabilir. İnme tedavisi, şikayetlerin başlagıcından 3-6 saat içinde gerçekleştirilen tromboliz (pıhtı eritme) veya mekanik trombektomi (pıhtının çıkarılması) yöntemleriyle yapılır. Tromboliz tedavisinde, damar içine pıhtı eritici ilaç injeksiyonu yapılır. Pıhtı eritici ilaç, serum yoluyla toplardamar içine verilebildiği gibi (intravenöz tromboliz), uygun hastalarda anjio eşliğinde pıhtının bulunduğu atardamar içine, ince çaplı özel kateterlerle de verilebilir (intra-arterial tromboliz). Mekanik trombektomi ise, beyinin daha geniş ana atardamarları içinde oluşan pıhtılar için tercih edilen tedavi yöntemidir. Anjio eşliğinde pıhtının bulunduğu atardamar içine katerterle ulaşılıp, bu iş için geliştirilmiş çok yumuşak yapıda özel stentlerle (metal kafes) pıhtı katerter içine çekilerek damar açılır.

İnme (Beyin Krizi)İnme (Beyin Krizi)

İnme (beyin krizi) önlenebilir bir hastalıktır

İnme, hastaların büyük çoğunluğu için önlenebilir bir hastalıktır. Hastaların çok büyük bir oranında, inme gelişimini haber verici şikayetler önceden görülür. İnme öncesinde görülebilen ve kalıcı olmayan bu şikayetlere "geçici iskemik ataklar" adı verilir. Geçici iskemik ataklar, “uyarıcı mini inmeler” dir. Hastayı, yaklaşmakta olan bir kalıcı inme ve felç riski yönünden uyaran “öncü” ataklardır. Geçici iskemik atak geçiren hastaların yaklaşık %35’i, uygun şekide tedavi edilmedikleri takdirde takip eden 1 ay içinde kalıcı inme ve felç geçirirler. Bu nedenle geçici iskemik ataklar, ciddiye alınmalı ve atağa neden olan durum bu ciddiyetle vakit geçirmeden tedavi edilmelidir.

Geçici iskemik atak yaşan hastalarda, şikayetlerin nedeni detaylı şekilde araştırılıp, inme gelişimini önleyici tedbir ve tedaviler başlanır. Bu tedbirlerin en önemlisi, hastaya özel risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasıdır (kan basıncının kontrolü, kan kolestrol ve lipid düzeylerinin normal sınırlar içine çekilmesi, kan şeker düzeyinin kontrolü, sigara içiminin bırakılması, alkol kullanımının sınırlandırılması, gibi). Gerekli görüldüğünde, hastaya kan sulandırıcı ilaç(lar) verilir.

Geçici iskemik atağı oluşturan pıhtının boyun damarlarındaki ciddi bir darlıktan kaynaklandığı hastalarda, ilaç tedavisine ek olarak darlığı açmak için girişimsel bir tedaviye ihtiyaç duyulabilir. Şah damarı ve boyun damarlarında çap olarak %60’ın üstünde darlık olan ve geçici iskemik atak geçiren hastalarda, darlığa yönelik bir girişimsel tedavi (stent ve balon anjioplasti) uygulanması gerekir. Beyin damarında çap olarak %70’in üstünde darlık nedeniyle geçici iskemik ataklar geçiren ve kan suladırıcı ilaç tedavisine ramen iskemik atak geçirmeye devam eden hastalarda stent ve /veya balon anjioplasti tedavisi uygulanmalıdır.

 

İstanbul Tıp Fakültesi

İstanbul Tıp Fakültesi Cerrahi Binası
Radyoloji Anabilim Dalı, Nöroradyoloji Bilim Dalı
Çapa - İstanbul
Telefon (Çapa): 0530-689 4313

 

Koç Üniversitesi Hastanesi

Koç Üniversitesi Hastanesi
Davutpaşa Caddesi No:4
Topkapı - İstanbul

Telefon (Koç Üniv.): 0850 250 8250