İNME TEDAVİSİ

İinme şikayetlerinin başlagıcından itibaren 6 saatten daha kısa süre geçmiş olan hastalarda, tıkalı atardamarın açılması hastanın belirti ve şikayetlerin önemli oranda gerilemesini ve hatta tamamen ortadan kalkmasını sağlayabilir.

İnme geçiren hastalarda en sık görülen belirtiler, yüz yarısında düşüklük, ağız kayması, bir kolda uyuşma veya kuvvet kaybı, konuşmanın peltekleşmesi, kelime bulup söyleyememe şeklinde konuşma bozukluklarıdır. İnme, beyini besleyen atardamarlardan birinin ani tıkanması sonucu gelişir. Beyindeki sinir hücrelerinin fonksiyonlarını yerine getirip ve canlı kalabilmeleri için atardamar yoluyla gelen kanın içindeki oksijen ve besinlere ihtiyacı vardır. Beyin atardamarlarından birinin ani tıkanması sonucunda, damarın beslediği bölgedeki sinir hücreleri fonksiyonlarını yerine getiremez hale gelirler. Atardamar tıkanıklığının süresi, kritik bir zamanı geçerse etkilenen sinir hücreleri ölmeye başlar ve hastadaki belirtiler kalıcı hale gelir. Beyin atardamarının tıkalı olarak geçirilen her dakika, binlerce beyin hücresinin ölümüne neden olmaktadır. Mümkün olduğunca fazla sayıda sinir hücresini kurtarıp, hastadaki belirti ve şikayetlerin ortadan kaldırabilmek için atardamarın en kısa süre içinde açılması gereklidir. İnme tedavisinin genel prensibi, tıkanmış olan atardamarın en kısa süre içinde açılarak, beynin bir bölgesinde durmuş olan kan akışının geri kazandırılmasıdır. Atardamardaki tıkanıklığın süresi, belirli bir kritik seviyeyi aşarsa, beyinde oluşacak hasar kalıcı hale gelir. Ancak, beyin atardamarının tıkanması sonrasında kalıcı beyin hasarı gelişmeden geçirebilecek kritik süre, kişiden kişiye değişmektedir. Herkes için ortak bir kritik süre yoktur. Bununla birlikte, yapılan çalışmalar sonucunda atardamarın 6 saat ve üzerinde bir süre tıkalı olarak kalması hastaların büyük çoğunluğunda kalıcı bir beyin hasarı ile sonlanmaktadır. Bu nedenle, inme şikayetlerinin başlagıcından itibaren 6 saatten daha kısa süre geçmiş olan hastalarda, tıkalı atardamarın açılması hastanın belirti ve şikayetlerin önemli oranda gerilemesini ve hatta tamamen ortadan kalkmasını sağlayabilir.

İnme geçiren hasta en kısa süre içinde hastaneye ulaştırıldıktan sonra beyin tomografisi veya MR görüntüleme tetkiki yapılarak, inme belirtilerinin bir atardamar tıkanıklığından kaynaklandığını ve hastanın beyin kanaması geçirmediğinin kanıtlanmalıdır. Yapılan BT veya MR tetkiki sonucunda, hangi atardamarın tıkalı olduğu, beyinde kalıcı bir hasar gelişip gelişmediği de ortaya çıkacaktır. Atardamar tıkanıklığı tespit edilen inme hastasının tedavisi, şikayetlerin başlangıcından itibaren geçmiş olan süre, hastanın şikayetlerinin şiddeti, tıkanan atardamarın büyüklüğü, beyin tomografi veya MR tetkikleri ile belirlenen hasarlı beyin bölgesinin büyüklüğü gibi faktörler göz önüne alınarak planlanır.

İNME TEDAVİSİ

Küçük atardamar tıkanıklığı tespit edilen ve şikayetlerin başlangıcından itibaren 4,5 saat içinde tedavisi başlanabilecek hastaların toplardamarı içine serum şeklinde pıhtı eritici ilaç verilerek “tromboliz” tedavisi uygulanabilir. Tromboliz tedavisi (pıhtı eritme), yakın geçmişte büyük bir cerrahi operasyon geçirmiş olan veya bir nedenle kan sulandırıcı ilaç tedavisi gören, beyin tomografisinde kanama görülen hastalara uygulanamaz.

İNME TEDAVİSİİNME TEDAVİSİİNME TEDAVİSİ

Beyin tomografisi veya MR görüntüleme sonucunda büyük bir atardamar tıkanıklığı tespit edilen ve beyinde henüz büyük bir hasarın gelişmemiş olan hastalara mekanik trombektomi (pıhtı çıkarma operasyonu) uygulanır. Trombektomi işlemi, anjiografi cihazı kullanılarak yapılan bir operasyondur. Hastanın kasık bölgesindeki atardamara 2mm çapında küçük bir kesi yapılarak damar içine kateter adı verilen ince plastik bir tüp yerleştirilir. Anjiografi eşliğinde pıhtının bulunduğu ataradamara damar içerisinden katerterle ulaşılıp, bu iş için geliştirilmiş çok yumuşak yapıda özel stent (metal kafes) ile pıhtı katerter içine çekilerek damar açılır. Trombektomi işleminde kullanılan stentler, damar içine bırakılmayan, uç tarafındaki bir ince tel ile geri çekilebilen özel yapıdaki stentlerdir. Stent pıhtı içine açıldığı zaman, pıhtıyı bir kement gibi sararak yakalar. Stentin, pıhtıyı iyice yakaladığı görülünce, hastanın boyun şahdamarı içindeki nispeten geniş bir kateter içine yavaşa çekilir. Çekilen stent, kendisi ile birlikte içten sarıp, yakaladığı pıhtıyı da beraberinde getirir. Stent, içine hapsetmiş olduğu pıhtı ile birlikte çekilerek, hastanın boynundaki geniş kateter (plastic tüp) içine sokulur. Stent ile birlikte pıhtı geri çekilirken, pıhtının stentten kurtulup kaçmaması için hastanın boyun şahdamarındaki kateterin uç kısmında bulunan çok yumuşak bir balon şişirilerek kan akımı birkaç saniye için durdurulur. Stent ve pıhtı, hastanın kasık atardamarından dışarı alınır. Tıkalı atardamarın açılıp açılmadığı anjio ile kontrol edilir. Damar tam olarak açılmış, beynin kan akımı normale dönmüşse işlem sonlandırılır.

İnme tedavisi sonrası stent ile çıkarılan pıhtı.

İstanbul Tıp Fakültesi

İstanbul Tıp Fakültesi Cerrahi Binası
Radyoloji Anabilim Dalı, Nöroradyoloji Bilim Dalı
Çapa - İstanbul
Randevu - Sekreter : 0530 689 4313

 

Koç Üniversitesi Hastanesi

Koç Üniversitesi Hastanesi
Davutpaşa Caddesi No:4
Topkapı - İstanbul

Koç Üniversitesi santral: 0850 250 8250